** Sorumluluklarımız nelerdir?** Bireyler yalnızca kendi sorumluluklarını mı yerine getirmelidir? Yoksa başkalarına karşı da sorumlu muyuz? Kimlere karşı sorumluyuz? Anne-babamıza, arkadaşlarımıza, büyüklere, küçüklere, hayvanlara, doğaya, çevreye, sokağımıza, mahalleye, bütün dünyaya karşı da sorumlu muyuz? Tabi ki evet! Sorumluluk almak, birey olmanın ön koşullarındandır. İsteklerimize uygun hareket etmek ancak sorumluluk almak ile mümkündür. Kendi kararlarını alabilen bir birey olmak sorumluluk almaktan geçer.
Bizler okulumuzda önce yaşlarına uygun olacak şekilde kendi sorumluluklarını alan, sonrasında ise çevresini tanıyan, farklılıkları fark eden, farkındalığı yüksek, kendi düşünce-duygu-davranış süreçlerinin yanı sıra diğerlerinin de duygularının varlığını gözeten, tüm dünyaya karşı kaynakları verimli kullanmak, çalışmak, üretmek konusunda üzerine düşeni yerine getirmeye gönüllü bireyler yetiştirmek amacındayız.
Sorumluluk bilincini geliştirmek için aileler ne yapabilir?
Bu bilinci oluşturmak ve davranış boyutunda kazanmak ise özellikle okul öncesi dönemde küçük başlangıçları ve tekrarı gerektirmektedir. Kendi sorumluluklarını yerine getirmeleri için çocukların ihtiyacı olan müdahaleci veya korumacı ebeveyn tutumu yerine destekleyici ebeveyn tutumudur. Ebeveynler yapılacaklarını çocukları yerine yapmaktansa onları yapmaya teşvik etmelidir. Destekleyici ebeveyn tutumunun yanı sıra çocuklara kendilerini ifade etmeleri ve gerçekleştirmeleri adına alan açan, farklı deneyim olanakları sunan okullara ihtiyaç vardır.
Sorumluluk bilincini geliştirmek için okullar ne yapabilir?
Çocukların yemeklerini kendilerinin yemeleri, ayakkabılarını kendilerinin değiştirmeleri, sınıflarını-dolaplarını ve öğrenme alanlarını kendilerinin organize etmeleri gibi bireysel sorumluluklarının yanı sıra, başkalarına dönük sorumluluklarını olduğunu da keşfetmeleri için çocukların düşünce-duygu-davranış süreçlerini ayırt etmeleri, davranışlarının sonucunu öngörmeleri ve bu sonuçların sorumluluğunu üstlenmeleri gerekmektedir. Bir diğerinin varlığını, onun düşünce ve duyguları olduğunu çocuğun keşfedebilmesi için ebeveynler ve öğretmenlerin kendi düşünce ve duygularını çocuklarla paylaşması ve bu anlamda onlara geri bildirimde bulunmaları oldukça kıymetlidir. Sosyal-duygusal alanda çocuğun bu gelişimi göstermesi için en önemli unsur çocuklara yaşlarına uygun sorumluluk vermek ve kendi duygularımızla ilgili geri bildirimlerde bulunmaktır.
Okulumuzun kapılarını hayvan dostlarımıza açmamızın temel nedenlerinden biri de sorumluluk, paylaşım, işbirliği ve takım çalışması bilinci oluşturmak istememizdir. İlk olarak yolu bize düşen bir kara kaplumbağasına bahçemizin kapılarını açmıştık. Bahçemizin vazgeçilmez misafiri kedilerimiz hep ilgi odağımızdı. Son olarak ise tavşanlar ile dost olduk. Okulumuzun yeni üyeleri tavşanlarımızın tuvalet alışkanlığı kazanmaları, okula uyumlanmaları, her gün düzenli olarak yem-su eklenmesi ve talaş değişimi gibi rutinlerini paylaşımlı olarak yerine getiren çocuklarımız sorumluluklarını üstlenerek aynı zamanda hak sahibi olmuşlardır.
Haklarımızı, demokratik yollar ile oluşturup koruyabileceğimizi fark etmek adına okulumuzun oylama merkezi mevcuttur. Her grup kendi içinde bir ön eleme yaparak isim önerilerini sunduktan sonra Pamuk-Şeker, Beyaz-Kar, Yummy-Taffy ve Fındık-Ceviz isimleri arasında oylama gerçekleşti. Sandıktan herkesin Pamuk ve Şeker çıktı (: Unutmayalım ki birey olma, kendi kararlarını verme, sınırlarını oluşturma isteği sorumluluk gerektirir. Dozunda yerine getirdiğimiz uygun sorumluluklar da bize haklar sağlar. Eğer çiçeğinize ihtiyacı olduğu kadar su ve güneş ışığı sağlarsanız onun nasıl açtığını keyifle izleyebilirsiniz. Yani sorumluluk aldığınızda… Ne demiş Küçük Prens? ‘Benim gülümü özel yapan ona ayırdığım zamandır.’
Ilgın ÇAKMAK Uzman Klinik Psikolog Mia Anaokulları- Emirgan Okul Müdürü


