** ‘Öfkelenme!’**
‘Saçmalama sen buna mı üzüldün?’
‘Duygularını kontrol et!’
‘Bu kadar heyecanlanacak ne var?’
‘Buna mı sevindin sen?’
‘Bunda şaşıracak ne var ki?’
Ne çok duyuyoruz değil mi bu cümleleri… Evde, işte, sokakta, kimi zaman en yakınımızdan kimi zaman da hiç tanımadığımız birinden… Sürekli olarak duygularımızı kontrol etmemiz gerektiğini vurgulayan bu ifadeler hissettiklerimiz nedeniyle yanlış yaptığımızı bize düşündürerek sık sık kendimizi suçlamamıza neden oluyorlar. Ebeveynlik boyutundan düşünüldüğünde de anne-babaların zihninde ‘O zaman olumsuz duygulanımlarımı çocuğumdan saklamalı mıyım?’ sorusu beliriyor.
Duygular Evrenseldir!
Duygu düzenleme, hangi duygulara sahip olunduğunun birey tarafından tanınması, ayırt edilmesi ve bu duyguların hangi zamanlarda ne şekillerde yaşandığının tespit edilebilmesi sürecidir. Öfkelenmemek, şaşırmamak veya üzülmemek mümkün değildir. Duygular evrenseldir ve her birey, kişisel farklılıkları çerçevesinde farklı olaylar karşısında farklı düzeylerde bu duyguları hissedebilirler.
Ancak Davranışlarımızı Kontrol Edebiliriz!
Duygular, sahne sırası gelen tiyatro oyuncuları gibi sahnede yerini alacaktır. Birinin sınırımızı ihlal etmesine öfkelenebilir, uzun süredir görmediğimiz bir yakınımızı gördüğümüzde sevinebilir veya şaşırabiliriz. Olaylar karşısında duyguların da sahne sırası gelir ve ortaya çıkarlar ancak hiçbir duygu artarak sonsuza kadar devam etmeyecektir. Belli bir süre bize misafir olacak sonrasında ise sönecektir. Bu süreci kontrol edemeyiz ama davranışlarımızı kontrol edebiliriz. Öfkelendiğimizde bağırmak yerine sakin kalma stratejileri geliştirmek ise bizim elimizdedir. Bu stratejileri uygun yollarla geliştirmek ancak duyguları tanımak, birbirinden ayırt etmek ve davranışlarımızın sonuçlarını öngörüp, sorumluluğunu üstlenerek mümkün olacaktır.
Ebeveynler çocuklarının duygu düzenleme stratejilerini geliştirmek adına neler yapabilirler?
-
Çocuklarının duygularını isimlendirmelidirler.
-
Çocuklar için ebeveynlerinin de zaman zaman benzer duyguları hissettiğini bilmek rahatlatıcıdır.
-
Çocukları ile duygularını konuşmaktan çekinmemelidirler.
-
Ebeveynler,‘Bunda utanacak ne var?’ gibi duyguları reddeden ifadeleri kullanmaktan kaçınmalıdırlar.
-
Çocuklarının olumsuz duygulanımları da deneyimleyebilmesi adına aşırı korumacı bir tutum içinde olmamalıdırlar.
Özetle, duyguları kontrol etmeye çalışmak beyhude bir uğraşıdır. Kontrol edebileceğimiz davranışlarımızdır. Nereden duyduğumu hatırlayamadığım ancak çok sevdiğim bir cümleyi paylaşmak isterim.‘Ebeveynlerin, çocuklarını üzgün veya mutsuz görecekleri anların toplamı sonsuzdur.’ Muhakkak ki öyle… Çocukların olumlu veya olumsuz farklı duyguları deneyimleyerek büyümelerine eşlik etmeniz dileklerimle…


